05 Nis 2012 için arşiv

Hızlı okuma…

Bilginin hızla çoğaldığı çağımızda hızlı okuma tekniklerini öğrenmek neredeyse zorunlu bir hale gelmiştir. Hızlı okuma tekniklerini öğrenmek ve kullanmak yazılı materyalleri hem daha hızlı okumanızı, hem de daha fazla anlamanızı sağlamaktadır.

Her okumanın kritik noktası, okumadan önce okuyacağınız materyalden hangi bilgileri almak istediğinizi bilmekten geçer. Amacınız okuyacağınız dokümanın tartıştığı konunun sadece yapısını öğrenmekse, konuya sadece bir göz gezdirmek yeter. Tartışılan konunun tüm detaylarını algılamak istiyorsanız, bu kez parçaya bir göz gezdirmek yetmez, hiçbir şeyi atlamadan tam lineer okuma yapmalısınız.

Hızlı okuma tekniklerini öğrenmek ister göz gezdirin, ister tam lineer okuma yapın, her türlü okumada size çok önemli bir zaman kazandırmaktadır.

HIZLI OKUMAYI ENGELLEYEN TEKNİK PROBLEMLER

İlgilenmediğiniz detayları ihmal etmeyi çok iyi bilseniz de okuma stilinizdeki diğer bazı teknik problemleri çözmek okuma hızınızı ciddi şekilde artırır.

Çoğumuz ilkokul birinci sınıfta küçük çocukların tane tane okuduğu gibi okumayı öğrendik. Ancak bir yetişkin veya daha ileri seviyede bir öğrenci olarak şimdi aynı şekilde okumuyoruz. Şu anda bu makaleyi okurken göz kaslarınızın nasıl hareket ettiğini bir düşünün. Gözünüz önce bir grup kelimeyi görüyor ve okuyor, daha sonra diğer bir kelime grubuna geçiyor ve işlem böyle devam edip gidiyor. Yani her defasında kelimeleri blok blok okuyorsunuz. Kelimeleri tek tek okumuyorsunuz. Hatta mutemelen sürekli ileriye doğru kelime bloklarına doğru devam etmiyorsunuz. Tam olarak anlamadığınızı düşündüğünüz kelime bloklarına zaman zaman geri dönüp onları tekrar okuyorsunuz.

Hızlı okuma tekniklerini iyi öğrenmiş bir okuyucu her bir blokta daha çok sayıda kelime okumaktadır. Her bir bloğu çok hızlı algılamakta ve hemen bir sonraki okuma bloğuna geçmektedir. Usta bir hızlı okuyucu çok nadiren geri dönüş yaparak aynı yeri iki kere okur. Bu şekilde okumak gözün yapacağı iş yükünü önemli ölçüde azaltır. Tabi bu durum aynı süre içinde algılanan bilgi miktarını da önemli ölçüde artırır.

Hızlı okuma tekniklerini bilmeyen bir okuyucu bataklığa saplanmış gibidir. Küçük kelime bloklarını okumak için çok zaman harcar. Çok sık olarak geriye dönerek okuduğu yerleri bir kere daha okur. Tabi bu durum okumanın akıcılığını negatif etkileyerek, kişinin anlama oranına da olumsuz etki yapar. Detaylar içinde kendini kaybeder ve yazının anlattığı yapıyı tam olarak kavrayamaz. Konsantrasyonu bozulur. Ayrıca bu şekilde düzensiz olarak giden göz hareketleri göz kaslarının daha fazla yorulmasına sebep olur. İşte bu negatif etkilerden dolayı yavaş okuyucu okumayı sevmeme gibi bir alışkanlık da geliştirir.

HIZLI OKUMA TEKNİKLERİ HIZLI OKUMAYI NASIL SAĞLAR

Hızlı okuma teknikleri hızlı okumayı sağlamak için şu becerileri geliştirmeye çalışır;
1-) Her bir kelime bloğu içinde okunan kelime sayısını artırmaya çalışır (görme açısının genişletilmesi).
2-) Her bir okuma bloğunun okunma süresini azaltmaya çalışır (görsel algılama ve beynin algılama hızının artırılması).
3-) Okunan blokların kayıpsız olarak beyne yerleştirilmesini hedefler (beynin hafızaya yerleştirme ve hatırlama becerilerinin geliştirilmesi).
4-) Yukarıda belirtilen maddelerin sonucu olarak geri dönüşlerin ve takrarlı okumaların minimuma indirilmesi (konsantrasyonun artırılarak anlama oranının yükseltilmesi).

Hızlı okuma tekniklerini öğrettiğini iddia eden çoğu eğitim bu maddelerden sadece birincisine yüklenir. Esasen tek başına bu işlem hızlı okumayı sağlayamaz. Çünkü beynin hızlı bir şekilde algılamasını, öğrenilen bilgilerin hafızaya yerleştirilmesini ve gerektiğinde hatırlanmasını sağlayacak teknik ve uygulamaların yapılması göz açılarının genişletilmesinden çok daha önemlidir. Dördüncü maddede belirtilen geriye dönüşlerin çoğunun temel nedeni de ikinci ve üçüncü maddelerde belirtilen beyin fonksiyonlarının bilinçli olarak kullanılmamasından kaynaklanmaktadır.

Bir veya iki günde hızlı okuma tekniklerini öğrettiğini iddia eden kurslar da vardır. Ancak bu kadar kısa bir zamanda hızlı okumanın sağlanması ve anlama oranının artırılması mümkün değildir. Bazı hızlı okuma kursları da sadece okuma hızını artırmakta, anlama oranı ile hiç ilgilenmemektedir. Unutmayın, anlama oranını da birlikte artıramayan bir hızlı okumanın hiçbir anlamı yoktur.

Hızlı Okuma Derneği HODER’in ve Türkiye’de hafıza ve beyin eğitiminin öncüsü olan Mega Hafıza’nın işbirliği ile düzenlenen “Mega Hızlı Okuma” eğitimleri sayesinde diğer hızlı okuma eğitimi verdiğini iddia eden gruplar da kendilerine çeki düzen vermek zorunda kalmışlardır. Düzenlenen eğitimlerde “Mega Hızlı Okuma Seti” takip edilmektedir. Bu set eğitime katılma imkanı olmayan kişilere de aynı eğitim şartlarını sağlayacak şekilde hazırlanmıştır. Program sanki kişiye evinde bire bir özel hızlı okuma eğitimi veriliyormuş gibi düzenlenmiştir. Hızlı okuma kurslarıyla ilgili daha detaylı bilgi edinmek için aşağıdaki linke tıklayınız.

Kaynak: http://www.hizliokumateknikleri.com/

İlgili siteler:
http://www.hizliokuma.org/
http://www.hizliokumateknigi.com/
http://hizliokumatesti.bilgicik.com/
http://www.hizliokuma.org/kurs/miniAkliGoz.htm
Hızlı Okuma Programı – İndir
Hızlı Okuma Programı 2 – İndir

Gönen, Ömer Seyfeddin’i yaşatıyor

Gönen, Ömer Seyfeddin’i yaşatıyor

MAHİR DEMİR İSTANBUL – 04.04.2012

Her yıl düzenlediği Ömer Seyfeddin Haftası ile yazarın hatırasını yaşatan Gönen Belediyesi, bu yıl iki güzel haberle Ömer Seyfeddin okurlarını mutlu etti. Belediye, tarihî bir Gönen evini restore ettirerek “Ömer Seyfeddin Müze Kütüphanesi” açacak. Öte yandan “Ömer Seyfeddin Seçme Hikâyeler” İngilizceden sonra Arapça ve İspanyolcaya çevrildi.

Türk hikâyesinin öncü isimlerinden Ömer Seyfeddin, “Ben Gönen’de doğdum.” derken, bu kısacık ve alelâde sözün gün gelip bir ilçenin kaderinde böylesine rol oynayacağını elbette bilemezdi. Yazarın doğduğu ve bazı hikâyelerinde mekân olarak geçen Balıkesir’in Gönen ilçesi, Türkiye’de ender rastlanır bir vefa duygusuyla Ömer Seyfeddin’e sahip çıkıyor ve onun hatırasını, eserlerini yaşatmak için çalışıyor. Ömer Seyfeddin adı da böylece şehrin en önemli markası haline geliyor.

Yazarına vefa göstermekte cömert davranan Gönen Belediyesi, yıllardır bu vefayı somutlaştıran faaliyetlere imza atıyor. Bu anlamda en yeni haber, Gönen Belediyesi’nin yazar adına bir müze kütüphane kuracak olması. Üç katlı tarihi bir Gönen evini kamulaştıran belediye, binayı restore ettirerek burada “Ömer Seyfeddin Müze Kütüphanesi” açacak. Mekânda konferans ve seminer salonu ile yazarın eserlerinin ve hakkında yazılmış bütün kitapların yer aldığı bir kütüphane yer alacak. Burası, Ömer Seyfeddin araştırmacıları için de her yönüyle bir başvuru mekânı haline getirilecek.

Ömer Seyfeddin cephesinden ikinci güzel haber ise öyküleriyle ilgili. Önceki yıl Mehmet Miyasoğlu’nun bir araya getirip İngilizceye çevirdiği “Ömer Seyfeddin Seçme Hikâyeler” adlı eser, geçtiğimiz günlerde Dr. Muhammed Harb tarafından Arapçaya çevrildi. Aynı seçki Perulu Giulliana Elizabeth Ramirez Linan tarafından İspanyolcaya çevrildi. Seçme Hikâyeler’in Arapça ve İspanyolca basımları, İngilizce çevirinin ikinci baskısıyla birlikte geçtiğimiz ay Gönen’de düzenlenen 23. Ömer Seyfeddin Haftası etkinlikleri kapsamında yayımlandı.

Gönen Belediye Başkanlığı, Kültür ve Sosyal İşler Müdürlüğü tarafından düzenlenen Ömer Seyfeddin Kültür ve Sanat Haftası’nın 23.sü bu yıl 9-18 Mart 2012 tarihlerinde yapıldı. Etkinlik kapsamında İstanbul Büyükşehir Belediyesi Tasavvuf Musikisi Topluluğu tarafından mevlid-i şerif okundu. Şehitlerin de anıldığı cuma namazı sonrasında Ömer Seyfeddin Meydanı’nda yaklaşık 7-8 bin Gönenlinin katıldığı geleneksel pilav ve aşure ikramı yapıldı.

Ömer Seyfeddin Hikâye Yarışması’na katılan bin 410 hikâye arasından dereceye giren yarışmacılar ödüllendirildi. Yarışmada Durali Kürşat Erözkan birinci, Beyzanur Kılıç ikinci, Cansu Varol ise üçüncü oldu. Ayrıca Büşra Tekin, Bahar Targa ve İsmail Doğanay özendirme ödülüne değer görüldü. Bu yıl yayımlanmış hikâye kitapları dalında ilk kez verilen ödülün sahibi ise “Keyfekader Kahvesi” adlı eseriyle Aykut Ertuğrul oldu.

Etkinlikler kapsamında 13 Mart günü Gönen Ömer Seyfeddin Anadolu Lisesi öğrencileri tarafından “şiir dinletisi” gerçekleştirildi. İki ayrı panelde ise Ömer Seyfeddin ve hikâyeleri konuşuldu. 14 Mart günü Mustafa Miyasoğlu, Dr. Sakin Öner, Ali Çolak ve Mehmet Miyasoğlu “Devri ve Çağdaşlarıyla Ömer Seyfeddin” konulu panelde, Ömer Seyfettin’i ve hikâyeciliğin farklı yönleri ile anlattı. 15 Mart günü ise Prof. Dr. Recep Duymaz, Doç. Dr. Abdullah Şengül, Necati Mert ve Osman Bayraktar’ın katıldığı “Ömer Seyfeddin’in Hikâyelerine Güncel Bakış” konulu panel düzenlendi. 18 Mart 2012 Pazar günü Bursa Mevlânâ Kültürünü Tanıtma ve Yaşatma Derneği tarafından Tasavvuf Musikisi Topluluğu eşliğinde sema gösterisi gerçekleştirildi.

Gönen Belediyesi ve Gönenliler, Ömer Seyfeddin’i yaşatmaya ve onun adını bütün dünyaya duyurmaya kararlı. Gönen’e vardığınızda zaten şehir meydanında sizi Ömer Seyfeddin’in heykeli karşılıyor. Müze kütüphane açıldığında ise artık misafirlere bizzat Ömer Seyfeddin ev sahipliği yapacak.

Zaman Gazetesi’den alınmıştır.Haberin aslını okumak için tıklayın.

%d blogcu bunu beğendi: